ÇALIŞMA SİSTEMİ

Bu sistem  yaşantınızın  ne kadarının hayal ve gerçek olduğunu görmenizi sağlar.

Hayal kısmının insanı nasıl? ve hangi yöntemlerle perişan hale getirdiğini fark ettirecek kolay uygulamalardır.

Oyun haline getirdiğimiz sanal  yaşamdan çıkıp, insana yakışan gerçek doğal hale dönüşümdür.

YAŞAM DİLİ

Evren sorunların temelindeki bilgi-inançları bulmamıza yardım eder.

Yaşantımızı zorlaştıran her soruna neden olan bilgileri bulabilmemiz  için bizi kızdırtan bir dil ve yöntem kullanır.

Sokağa adım attığımız, uyandığımız andan itibaren hareket ve davranışları belirleyen korkularımız ve inandıklarımızdır.

Korkularımızı, yaratım yapımızda bulunmayan bilgileri, inandığımız ilk günlerinde bulup dönüştürmek için bize kendine özgü bir dille seslenir.

Uykuda görülen rüyalar benzer enerjilerimizin bilinçaltı sinemasının filmidir.

Yaşamın sizle iletişim yöntemini  ve sistemin inceliklerini keşfettikçe  şaşıracaksınız.

 

  • Bu çalışma  ile dönüşüm;
  • Kendi inanç ve korkularını keşfederek ilerleyen,
  • Hayal kuran değil,yapan,
  • Sonuçları uygulayıp, hayatın için de yaşayan insan.

 

1-Gerçeği görmene neler engel?

Memnuniyetsiz olduğun ve istemediğini sorun ve durumlar neden yaşamına geliyor?

2-Doğal insan yapısından nasıl ve neden uzaklaşılır?

3-Eski bilgilerini, kodlarını bırakıp, dönüşümündeki doğal bilgileri kullanmaya nasıl başlarsın?

Evren’in konuşma dili ağrılı uyarandır. Basitçe hayatın içinde bize dokunan olaylardır.

Rahatsız olduğumuz, bizi üzen, kızdıran, olaylar, korkularımıza  ve bilinçaltımızdaki olumsuz kayıtları işaret eder.

Bugünkü hastalık ve çatışmalarımızın nedenlerine, geçmişimizdeki olaylara yolculuk edeceğiz.

 

DEĞİŞİM DÖNÜŞÜM-NEDEN?

Kullandığın bilgi ve yöntemlerin sorunlarına kalıcı çözümler getirmediğini, sadece oyalayıp ertelettiğini fark ettiysen…

İnişli-çıkışlı yaşamaktan yorulup, hastalanmaya başladıysan…

Kendini, kendine zaman ayıracak kadar seviyorsan…

İnsanın mükemmel, yaratıldığına inanıyor, buna dönüşümü istiyorsan…

İçindeki bene ulaşarak, Evren’in yaşamın dili’ nedir? diyorsan…

 

EVRENİN ÇALIŞMA PRENSİBİ

Doktorlar yaşam durumunu öğrenmek için hastaya ağrılı uyaran verip tepkilerini izler.

İnsanın doğal sevgi halindeki enerjileri anlamasının yolu öfkelendiği, üzüldüğü, olumsuz hisleri yaşadığı anlarını incelemekten geçer.

Evren bunların nedenlerini kendine özgü bir dille söyler.

Bunlar; sorun, dert, hastalık dediklerimizdir.

Sorunlar, dertler, en şiddetlisi en son gelen hastalıklar aslında bu dilin alfabesidir.

Gerçeğin çevirmeni insanın kendisindedir ‘’buna iç ben diyorum’’.

İç benin gerçekte ne dediğini kavrayıp, sonra değişim-dönüşümü gerçekleştirme sürecidir.

Allah’ın Evreni ve İnsanı yaratmasıyla mükemmel başlayan  süreçte zamanla doğal yapımızdan uzaklaştık.

Artık bu doğal yapıya değişim-dönüşümün gerekliğini gösteren çok önemli dünya olayları yaşıyoruz.

 

                                      İLKGÜNEYOLCULUK SİSTEMİ

 

İnsanın doğal sevgi halindeki enerjileri anlamasının yolu öfkelendiği, üzüldüğü, olumsuz hisleri yaşadığı anlarını incelemekten geçer.

Evren bunların nedenlerini kendine özgü bir dille söyler.

Bunlar; sorun, dert, hastalık dediklerimizdir.

Sorunlar, dertler, en şiddetlisi en son gelen hastalıklar aslında bu dilin alfabesidir.

Gerçeğin çevirmeni insanın kendisindedir ‘’buna iç ben diyorum’’.

İç benin gerçekte ne dediğini kavrayıp, sonra değişim-dönüşümü gerçekleştirme sürecidir.

Allah’ın Evreni ve İnsanı yaratmasıyla mükemmel başlayan  süreçte zamanla doğal yapımızdan uzaklaştık.

Artık bu doğal yapıya değişim-dönüşümün gerekliğini gösteren çok önemli dünya olayları yaşıyoruz. 

Güzel bir hayat yaşamamızı istemeyen negatif enerji bizi bu noktada yaşamın dualite-ikililik oyununa sokar.

İsteklerimizle bizi yorar, üzer hasta eder. Yapmamız gereken isteğimizin altındaki nedenleri bulmaktır.

Bu yolda birde istemediklerimizle karşılaşırız. Nedeni dualite oyunu içinde sıkışmamızdır.

Sadece negatif enerjinin oyununu oynamadan, içinizdeki ben olan saf enerji ile ilerlemek yeterlidir.

Zihnimizdeki bilgiler çok enteresan bir enerji alanından oluşmaktadır. Yaşadıklarımızın mimarıdır

Bu bilgi enerjilerinden hangisini seçersen tercihinin sonucu olan planda ki insan olarak yaşamak durumunda kalırsın.

Peki hangisine inanıp seçeceğim ve güzel bir yolda ilerleyeceğim? İşte bu sorular bir sistem ve metod ile çözüme ulaştırılabilir.

40’lı yaşlarıma geldiğimde hayatımın her kısmından memnun değildim. Mücadele içeren yaşamımın bana artık zarar verdiğini fark etmeye başladım.

Romatizmal hastalığım, yüksek tansiyonum, ritm bozukluğum vardı.

Bana yaşamın tadını unutturmuşlardı. Sabır ve güvenle beklersem değişimin-dönüşümün nasıl olacağını bulabileceğimi anladım. Tesadüf yoktu.

Önceki tüm uyarıları farklı algılamıştım. Ve ona göre yaşamıştım yaşadıklarımı.  Evrenin insanla konuşan dilini yanlış çevirmiştim.

Trafik işaretinin kırmızı olduğu yer de geçmek gibi. Evren tüm işaretleri vermişti. Hem de kendi dilim de  anlayacağım şekilde konuşmuştu.

Her insana yol haritalarını navigasyon gibi  anlatıyordu.

Bu dili öğrenirken fark ettim ki doğru diye bildiklerimin neredeyse tamamı doğal yapıma aykırı idi. Dur deyince ilerliyordum.

Yaşadığım sorunların neden beni bulduğunu anlayamıyordum. Anlamamda imkansız mış.

Hayatlarını sağlıksız, olumsuz şartlarda yaşayanlar kendilerini mutlu ya da iyi olarak görebiliyor, güzel imkanlar içinde olanlar ise mutsuz eziyet hissettikleri yaşamları olduğunu söyleyebiliyordu.

Bir dualite oyunu içinde gidip gelen yaşamlar var zannediyorduk. Başka bir olasılığı yok etmişti zihinler.

Maskelerimiz ile yaşamda geziyorduk.

Gelen mesajları anlamıyorduk. Bunları yaşatan negatif enerji bilgilerinin projesini kullanıyor, kendimizi hasta ediyorduk.

Her insan kendi yaşadıklarını tesadüf demeden izleyip tercihini yapabilir.

Kısa zaman sonra hastalıklarımın, sorunlarımın üzüntü, kaygı korkularımın nedenlerinin hep geçmişimde bir günde başlayıp tetiklendiğini anladım.

Sonra bugünümde şimdiki yaşımda çıkıyordu karşıma. İlk gün’ü vardı hepsinin. O yüzden sisteme adını ilk güne yolculuk adını verdim.

Bizi üzen kasıp-kavuran yaşamları değiştirmek için zaman ayırmak, yaşadıklarımızın nedenini tatlı bir merakla izlemek ve bunun için çaba harcamak kadar güzeli olabilir mi?

Yaşadıklarımın nedenlerini bulduğumda sonuçların kendiliğinden kaybolduğunu gördüm.

Yaşadığımız her olumsuz durum bize geçmişimizden bir günü, zihni olumsuz bir inancımızı hatırlatmak içindir.

Bugüne kadar farklı şekillerde bize önce küçük uyarılarla hatırlatma yapar.

Dönüştüreceğimiz olayları içtenlikle tariflemeliyiz.

Sonra bugün sorun olarak karşımıza çıkan olayın ilk gününe giderek dönüşümü sağlarız.

O andaki negatif enerjiler tamamen temizlenip-dönüştürülür.

Bu aşamadan sonra neden ortadan kalktığı için sonuçta kendiliğinden kaybolur.

Yaşamın içinde yapılan çalışmaların sağlaması izlenir.

Öncelikler aşağıdaki korku dörtlüğünü ezberlemek gereklidir.

Benim…………. korkum var .

 

Ben………….korkumu kabul ediyorum .

 

Ben………….korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim .

 

Ben………….korkumu seviyorum .

 

olumsuz bir duygu, söz kalmayıncaya kadar devam edeceğiz.

 

Korku dörtlüğü negatif enerjileri sevgi enerjisine dönüştürmede en önemli noktalardandır. Hissederek ve o enerjinin olduğu andaki ve ortamdaki halinize söyletmeniz gerekir.

Yaşadığımız olumsuzlukların ekimini yapıp başlattığımız  ilkgün ve negatif  enerjileri bulmada , bize yol gösteren yöntemler  şunlardır ;

 

1- Aynalar- yansımalar

2- Korkular

3- Bilinçaltı

4- Bağımlılık

5- Affetme ( suçlama-suçlanma)

6- içimdeki ben                 

 

Yaşamda çözeceğimiz sorunlarda bu yöntemleri nasıl kullanacağımızı birebir çalışma veya web-seminerlerle anlatıyorum. 

Bu sürece başladıktan sonra en önemli nokta sizsiniz. 

Omuzlarımıza taşıyamayacağımızdan fazla yük verilmez. Yani bizim isteyerek yüklendiklerimiz vardır.