1971 yılında hayatıma başladım. İnsan yaşamı ve yaratılışı ilgi alanım oldu.
Hastalıkların ve sorunların nedenlerini ve çözümünü araştırdım.
Dünyada İnsan’ı anlatan birçok yaklaşım vardı, ancak bu sistemle görebilmiştim gerçek olanı.
Hayat akışımı korkularımın ve negatif oluşuma ait inanç enerjilerinin belirlediğini fark ettiğim de uyandım ve sorularımın cevapları gelmeye başladı.
Birçok ülkede bulundum.
İnsanların kendi korku ve inançları kadar güzellikte yaşam sürdüğünü, en güzel yaşamın bulundukları yerde olabileceğini gördüm.
Etrafımı değil, kendimdeki korku ve inandıklarımı keşfetmem gerektiğini fark ettim.
Kırk beş yaşıma geldiğimde yüksek tansiyonum, ritim bozukluğum, beni hareketsiz bırakan ankilozan spondilit hastalığım vardı.
Doktor her gün aldığım 7 tane hap artık işe yaramadığı için son basamak enjeksiyon tedavisine geçmemi önerdi.
Bu tedavi ancak 3 doktor onaylayınca veriliyordu. Biri de benim branşım dı. Kendime faydam olmamıştı.
Bildiklerim işime yaramamıştı.
Beni hastalandıran inanç ve korkularımı bulduğumda hastalıklar kendiliğinden ortadan kalktı.
Artık ilaç alma gereği duymadan yaşıyorum.
İlaç varsa hasta var, hasta varsa ilaç var.
Hastalıklar başladıktan sonra ölene kadar insanı perişan ediyor.
Ben sağlıklı-doğal halime dönebildim.
İlaçsız bir çözüm, Allah’ın yaratımının güzelliğini ve genişliğini kavrama şansı bulmuştum.
İnsanın istiyor ve inanıyorsa neler yapabileceğini kendimde gördüm.
